Osmanlı’yı Duraklatan Savaş: 1402 Ankara Savaşı ve Sonuçları

Osmanlı Tarihi büyük zaferlerle dolu olduğu gibi ağır ve kanlı yenilgilere de çokça şahit olmuştur. Yıldırım Bayezid ile Timur arasında da 20 Temmuz 1402 tarihinde Orta Çağ’ın ve Osmanlı tarihinin en kanlı çarpışmalarından birisi yaşandı. Maliyeti çok ağır olan yenilgi, Osmanlı’nın 11 senelik iktidar boşluğuna düşmesine sebep olmuştur.

Savaş Başlıyor

Timur

Savaşın koşullarına bakıldığında Timur ordusu daha kalabalıktır ancak Osmanlı ordusuna karşı dağlık bölgelerde pek fazla şansı yoktu. Çünkü Osmanlı’nın piyade ağırlıklı ordusu Timur’a karşı dağlık bölgelerde üstünlük oluşturabilirdi. Dolayısıyla Timur, Tokat civarında bir savaşı kabul etmedi ve Osmanlı ordusunu da yormak için Kayseri-Kırşehir yoluyla Ankara’ya geldi.

Günümüzde Kırşehir sınırları içinde yer alan ve Selçuklu Devleti’nin son döneminde yapılan Çeşnigir köprüsü bir nevi Ankar Savaşı’nın da kaderini belirledi. Timur, kervanlar için yapılan bu yolu kullanarak ordusunu hiç yormadan Ankara’ya kadar getirdi.

Ankara Kalesi saldırı yapmak için çok iyi bir konumda değildi. Savaşarak alınması oldukça zordu. Bu yüzden Timur, Ankara Kalesi’ni kuşatma yoluna gitti ve Osmanlı ile meydan savaşı yapmayı daha uygun görerek Çubuk Ovası’nda beklemeye başladı. Önce Tokat’a giden ve ardından Ankara’ya dönen Osmanlı ordusu ise yorgundu. Üstelik Timurların gönderdiği casuslar, Osmanlı ordusunda Kara Tatarları savaş esnasında kendi tarafına çekmeyi razı etmişti.

Timur’un ordusu 28 Temmuz 1402’de karşılaştı ve savaş Osmanlı kuvvetlerinin sol kanadına saldırılmasıyla başladı. Burada orduların sayısı da çok önemlidir. Osmanlı ordusu bu savaşta 70 ila 90 bin kişiden oluşurken Timur ordusu 160 bin kişiydi. Üstelik bu 160 bin kişinin çoğu da süvariydi.

Savaş devam ederken Timur’un fillerini Osmanlı üzerine salmasıyla daha önce hücuma kalkışan Rumeli askerleri de Kara Tatarların ok yağmuruna tutuldu. Bu sebepten dolayı ordunun sol kanadı ciddi bir darbe aldı ve bundan sebep sağ kanat da direnemedi. Öte yandan Anadolu beylerine ait tımarlı sipahilerden bazıları da savaş sırasında saf değiştirerek Timur’un ordusuna geçmişlerdi. Bu sırada Veziriazam Ali Paşa geri çekilmek gerektiği Bayezid’e iletti. Ancak Yıldırım bu talebe red cevabı vererek savaşmaya devam edileceğini belirtti. Ancak savaşın gidişatı Osmanlı’nın kaybettiğini gösteriyordu. Bunu gören Mehmet Çelebi, Veziriazam Ali Paşa, Yeniçeri ağası Hasan Ağa ve Emir Süleyman savaş alanını terk ettiler.

Yıldırım Bayezid’in bu duruma çok sinirlendiği ve hiddetle atını savaş alanına doğru sürdüğü bilinmektedir. Ancak atının tökezlemesi sonucu düşen Bayezid, Timur’un ordu komutanı Mahmutoğlana yakalanmıştır. İşte bu Yıldırım Bayezid’in sonunun başlangıcı olmuştur.

Timur’un Esiri: Yıldırım Bayezid

Yıldırım Bayezid
Yıldırım Bayezid

Bayezid’in etrafını saran Timur askerleri, onu yakalayıp Timur’un yanına götürdüler. Timur için Bayezid’i karşısında görmek şaşırtıcıydı. Ne var ki; Timur, Yıldırım’ı görünce ona saygı gösterdi ve hatta tesellide bulunduğu da söylenir. Esir alınanlar arasında sadece Yıldırım değil oğulları Mustafa ve Musa Çelebi de yakalanmıştır. Onların yanında Sarı Timurtaş Paşa ve Hoca Firuz Paşa da vardır.

Savaşın Sonuçları

Yıldırım Bayezid’in büyük bir komutan olduğuna şüphe yok. Hatta alamasa bile İstanbul’u (o zamanki adıyla Konstantinopolis’i) kuşatması onun vizyon sahibi bir kişi olduğunu gösterir. Ancak Timur, o dönemde birçok devlete karşı savaşlar kazanmış gerçek bir savaşçıydı. Dünya harp tarihinin en büyük dâhilerinden biriydi. Tokat’ta konuşlanan Osmanlı ordusunu kendi peşine takıp kendi istediği bir yere çekmesi bile onun stratejik zekasının bir ürünüdür. Üstelik iki ordunun kıyaslaması yapıldığında hem sayıca üstünlüğü hem savaş fillerine sahip olması ve aynı zamanda süvari birliklerinin yoğun olması Osmanlı’ya karşı Timur’u ciddi şekilde avantajlı bir konuma geçirmiştir. Savaş sırasında taraf değiştirenlerin varlığı da cabası…

Osmanlı’nın bu savaşı kaybetmesi Anadolu Türk tarihi için 11 senelik bir iktidar boşluğuna yol açmıştır. Öte yandan o zaman Osmanlı’nın gücünü hisseden Anadolu beyliklerinin tamamı bu mağlubiyetten kendilerine pay çıkarttı. Ankara Savaşı sonrasında Timur, Kütahya’ya kadar gelmiş ve Bursa’da esir bulunan Alaaddin Bey’in oğulları Mehmed ve Ali Bey’i kurtarak Osmanlılar’a ait olan Kayseri, Beypazarı, Akşehir, Sivrihisar ve Bolvadin’i dirlik olarak vermiştir. Daha önce Osmanlı’ya katılmış olan Germiyan, Aydın, Saruhan, Menteşe ve Hamidoğulları beylikleri Timur’a tabi olarak yeniden kurulmuşlardır.

Tabi bu yenilginin Osmanlı içişlerine de yansıması büyük olmuştur. 1403 yılında ölen Yıldırım Bayezid’in oğulları arasında taht kavgaları başladı. Ta ki Mehmet Çelebi tahtı alıp tekrar istikrarı sağlayana kadar.

Son olarak; Yıldırım Bayezid’in nasıl öldüğü de tartışmalı bir konudur. Timurlu tarihçiler Yıldırım’ın ölümü meselesinde sessiz kalmışlardır. Arap tarihçi İbn Arapşah, Yıldırım’ın eceliyle öldüğünü yazar. Ancak Yıldırım’ın yanında bulunmuş bir askerin anlattıklarının kullanan Aşıkpaşazade, padişahın yüzüğündeki zehiri içerek intihar ettiğini yazmaktadır. Diğer Arap ve Bizans tarihlerinde de Yıldırım’ın intihar ettiği belirtilmektedir. Bu konu üzerinde geniş araştırmalar yapan Fuat Köprülü’nün aktardığına göre de Yıldırım Bayezid esir düşürülmesinin ardından intihar etmiştir.

Kaynakça

Yazar: Cüneyt Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir