An Luşan İsyanı

Çin tarihi 3500 yıldan çok daha gerisine gidiyor. MÖ 1500’lerde Shang Hanedanı ile başladığı kabul edilen Çin tarihi dünyanın en eski ve en sağlam kalan medeniyetlerinden bir tanesi. Bu sağlamlığın arkasında ise yüzlerce isyan, savaş ve hükümdar var. Ancak An Luşan İsyanı, Çin tarihine bakıldığında hem 14 sene gibi uzun bir zaman dilimini kapsamış hem de Çin yönetimini ciddi anlamda zor durumda bırakmıştır. Uzun süren bu huzursuz dönemin başlangıcı ise General An Luşan’ın Kuzey Çin’de kendi imparatorluğunu ilan etmesi sonucuyla başladı. İsyan boyunca, dünya nüfusunun 6’da 1’ine tekabül eden sayıda insan hayatını kaybetti.

Burada ilginç bir detaya değinmekte fayda var. An Luşan bazı kaynaklara göre Sogdlu bir baba ve Türk bir annenin çocuğudur. An Luşan, Moğolistan’da doğup büyüdükten sonra orduya katılmış ve Çin’e yerleşmiştir. Zamanla İmparatorun da güvenini kazanarak birçok askeri birliğin komutanı ilan edilmiştir. Yine kaynaklara göre, An Luşan’ın Çin’de yaşadığı ev de son derece şatafatlıdır. Evde altın ve gümüş objeler olduğu gibi oldukça lüks ve nadir parçalardan biri olan sandal ağacından yapılmış kanepeler de bulunmaktadır.

Bir An Lushan tasviri

Burada ilginç bir detaya değinmekte fayda var. An Luşan bazı kaynaklara göre Sogdlu bir baba ve Türk bir annenin çocuğudur. An Luşan, Moğolistan’da doğup büyüdükten sonra orduya katılmış ve Çin’e yerleşmiştir. Zamanla İmparatorun da güvenini kazanarak birçok askeri birliğin komutanı ilan edilmiştir. Yine kaynaklara göre, An Luşan’ın Çin’de yaşadığı ev de son derece şatafatlıdır. Evde altın ve gümüş objeler olduğu gibi oldukça lüks ve nadir parçalardan biri olan sandal ağacından yapılmış kanepeler de bulunmaktadır.

Tahtta bulunan İmparator Huanzog, An Luşan’a son derece güveniyordu. Bu yüzden de büyük ihtimalle onu hiçbir konuda sorgulamıyordu. Çin’de çok iyi bir mevkiye sahip olan An Luşan, paraya ve çıkarlarına çok düşkün olan Çinli memurları çok iyi kullanıyor, rüşvetler sonucunda da sözünü geçirebiliyordu. Bu imtiyaza sahip olan General, imparatorun sarayına istediği zaman girebiliyor ve hatta kraliçelerle, prenseslerle de çok yakın olabiliyordu. An Luşan’ın kontrolünde 164.000 kişilik çok güçlü bir ordu bulunuyordu.

An Luşan’ın bu sefa halini gören Çinli üst düzey memurlar, Tang Hanedanlığı’nı ve Çin İmparatorunu uyarmışlardır. Ancak Tang Hanedanlığı, An Luşan’a güveniyordu ve bu şikayetleri de çok fazla kale almıyordu. Ancak Tang Hanedanlığı ve dolayısıyla Çin İmparatorluğu, bu güvenin bedelini çok ağır bir şekilde ödeyecekti.

An Luşan İsyanı Öncesi Çin Haritası
An Luşan İsyanı Öncesi Çin Haritası (Kaynak: Wikipedia)

İsyan Başlıyor

755 yılının sonunda An Lushan isyan etti. Ordusu, bugün Pekin olarak tabir edilen Fanyang bölgesinin yakınlarında atak konumuna geçti. Büyük Kanal’da hızlı bir şekilde ilerledikten sonra Luoyang şehirini de ele geçirdi ve kendisini Yen Hanedanlığı imparatoru olarak ilan etti. Luşan’ın bir sonraki hedefi ise güney Çin’i alarak fetihleri tamamlamaktı. Yani imparatorluğu ve Tang Hanedanlığını alaşağı etmekti.

Ancak 756 yılında Lushan için işler ters gitti ve Yangqiu Savaşı’nda yenilerek 20 bin kadar askerini kaybetti. Fiyasko ile sonuçlanan bu harekatın sonunda Luoyang şehri de sadece 2 sene boyunca elde tutulabilmiştir. Tang Kuvvetleri bu zaferlerinin sonucunda An Luşan ve kuvvetlerinin Güney Çin’e geçmesine de engel olmuşlardır.

Bu noktada her iki tarafın da hatalı ve ciddi sonuçlara sebep olabilecek stratejik hatalar yaptıkları görülmektedir. An Luşan güçlerinin yüksek tepelere konuşlandırılmış olan güçleri Tongguan geçidini tutuyorlardı. Bu tepelerin zapt edilmesi çok güçtü. Buna rağmen, Çin İmparatorluğu tarafında, buranın kontrolünü sağlamakla görevli iki general saray içindeki entrikalar sebebiyle idam edildi. Bu stratejik bir hata ve risk olarak da değerlendirilebilir. Ancak yeni atanan general de takviye edilen kuvvetler ile Tongguan geçidinden hücuma geçerek An Luşan’ın savunmasını yarmayı başarmıştır.

Ancak bu savunma hattının yarılması An Luşan’ı durdurmak için yeterli değildi. Çünkü baş edilmesi gereken asker sayısı çok yüksektir. İsyancılar, imparatorluk güçlerinin bulunduğu Changan’ı ele geçirmek üzereydi. Changan o dönemde, dünyanın en kalabalık şehriydi. Bu sırada İmparator Huanzong’un Siçuan şehrine kaçması önerildi. Bölgenin dağlık olması her iki tarafın da işini hem kolaylaştırıyor hem zorlaştırıyordu. Ancak Çin İmparatorluğu, imparatoru güvene aldıktan sonra dağlık bölgenin avantajından yararlanıp orduyu tekrar örgütlemeyi planlıyordu. Bunun neticesinde imparator, Siçuan’a doğru yola çıktı.

Aslında Çin İmparatorluğu, An Luşan karşısında güçsüz bir duruş da sergilemiyordu. Ancak saray içerisinde çok fazla entrika vardı ve bu durum, imparatorluğun dikkatini toplamasına ve isyana odaklanmasına engel oluyordu. İmparatorun sevgilisi Yang Guifei ile kuzeni Yang Guozhong ve imparatorluk muhafızları arasında sürtüşme yaşanıyordu. Muhafızlar sürekli olarak Yang Gufei ile Yang Guozhong’un öldürülmesini talep ediyorlardı. İmparator tüm bu baskılara dayanamadı ve muhafızların talebini kabul etmek zorunda kaldı. Bu kabulün sonucunda Guozhong intihar etti, Yang Guifei ise boğularak öldürüldü.

Hosoda Eishi’nin resmedip isimlendirdiği, Çin Güzeli Yang Guifei çalışması

Tarihler 756 senesini gösterdiğinde ise An Lushan ve güçleri Changhan şehrini aldılar. O tarihte şehrin nüfusu 1 milyon 968 bin 188 kişiydi. Çin, günümüzde olduğu gibi o devirde de oldukça kalabalıktı. Ancak nüfusun çoğu isyancıların sert tutumları sebebiyle şehri terk etmek zorunda kaldı ve nüfus 800.000’e kadar düştü.

Li Heng İmparatorluğun Başına Geçiyor

İmparatorluğun başına geçen, Xuonzong’un oğullarından biri olan Li Heng, Lingzhou şehrinde imparatorluğunu ilan etti ve Guo Ziyi ve Li Guangbi isimli 2 general, isyanın bastırılması için görevlendirildi. Bu generaller aynı zamanda Uygur Kağanlığı üzerine giderek Bayançur Kağan’ı 759 yılında öldürdüler. Bunu da yine Türk kabilelerinden aldıkları takviye kuvvetlerle yapmışlardır.

Bu resim, Tang İmparatoru Huanzong’un şiddetten kaçmak için Chang’an’dan Sichuan eyaletine kaçtığını gösteriyor

Ne var ki, ayaklanmanın bastırılmasında yeni atanan generaller de etkili olamıyordu. Çok sayıda askere sahip olan An Luşan’ı bastırabilmek için takviye kuvvetlere ihtiyaç vardı. Bu noktada Tang Hanedanlığı, Uygur Türklerinden yardım istedi ve bu isteği de olumlu şekilde karşılandı. Ayrıca bu sırada Abbasi halifesi Mansur da Tang Hanedanlığına 4000’in üzerinde paralı asker göndermişti. Sayı olarak da, strateji olarak da güçlenen imparatorluk ordusu Çang ve Luoyang şehirlerini geri alarak isyancıları Kuzey’e doğru püskürttü. Bu şekilde isyanın merkezi güney Çin’den Kuzeydoğu’ya kaydı.

757 yılında An Luşan ve isyancıları, Suiyang şehrini kuşattılar. Bu kuşatma sırasında büyük bir trajedi yaşanmıştır. 30.000 insan açlıktan ölmüş, ve geri kalanlar da ölenleri yiyerek hayatta kalmayı başarmışlardır. Şehir düştüğünde, şehirde kalan insanların sayısı sadece 400 kadardı. On binlerce insan hayatını kaybetmişti.

İsyanın ve Tang Hanedanı’nın Sonu

An Luşan ve güçleri kaybedileceği belli olan bir savaşın sonuna gelmişlerdi. Tang Hanedanlığı ise yıllar süren isyan sonucu eski gücünü yitirmişti ve çok yıpranmıştı.

General An Luşan, en büyük oğlu tarafından öldürüldü. Yerine ise Shi Siming isimli general geçti. Shi Siming ise An Luşan’ın çocukluk arkadaşıydı.

Shi Siming sonradan Luoyang şehrini tekrar geri aldı. Ancak onun da sonu An Luşan’dan farklı olmadı. Çünkü Shi Siming de 761 yılında kendi oğlu tarafından öldürüldü ve generallerin de desteğiyle kendi imparatorluğunu ilan etti. Tang ve Huige hanedanlıkları güçlerini birleştirerek isyancılar üzerine son seferlerini başlattılar. Bu sefer sonucunda An Luşan’ın kurduğu Yen Hanedanlığına bağlı birçok üst düzey asker ele geçirildi. 762’nin kış aylarında Luoyang yeniden alındı. Yen Hanedanı’nın başında bulunan Shi Çaoyi ise yakalanacağını anlayınca intihar etti. Bu, Tang Hanedanı’nın kesin olarak bir zaferiydi.

Ancak bu zafer alınana kadar geçen süreç, Çin İmparatorluğu’nu çok zayıflatmış ve Tang Hanedanı’nın eski gücünü kaybetmesine sebep olmuştur. Çok sayıda asker ve sivil hayatını kaybetmiş, çok sayıda şehir de talan edilmiştir. Bu ayaklanmanın sonunda hem isyancılardan hem de Çin imparatorluğundan milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir.

Bu sırada Tibet İmparatorluğu üzerinde de ciddi bir hakimiyeti bulunan Tang Hanedanlığı, isyan sonrasında bu durumu sürdürememiştir. Sonuç olarak da Tibet İmparatorluğu, 763 yılında Orta Asya’yı ve Changan şehrinin kontrolünü eline almıştır. Bunun sonucunda Çin İmparatorluğu, uzun yıllarca kendini tam anlamıyla toparlayamamış ve etkisiz kalmıştır.

Bazı kaynaklara göre; isyanın bastırılmasındaki en büyük etkenlerden biri olarak; Çin’in Kuzeyinde bulunan Türkler gösterilmiştir. An Luşan’ı bastıramayan Çin İmparatorluğu Uygurlardan yardım isteyip olumlu cevap aldılar. An Luşan’ın yanında bulunan askerlerden bazıları bu orduya karşı savaşmak istememiştir. Bunun üzerine Çin’deki Türk toplulukları da An Luşan’a karşı cephe almıştır. An Luşan’ın en fazla güvendiği Tongra Türkleri de yine Uygur Kağanı tarafından sindirilmiştir. Bunun üzerine An Luşan hem Kuzeyden gelen Türk ordularına hem de Çin İmparatorluğu’nun askerlerine karşı direnememiştir.

Uygur Devleti’nin Kültürel Olarak Etkilenmesi

Doğruluğu kanıtlanmamış olmakla birlikte; bazı rivayetlere göre de Bögü Kağan, Çin’e gittiği sırada tanıştığı Mani rahiplerini ülkesine getirmiştir. Bu sayede de Maniheizm, Uygur Devleti’nin resmi dini olmuştur.

İsyan öncesi ve isyan sonrası nüfus sayımları karşılaştırıldığında yaklaşık 16 milyon 900 bin kişinin hayatını kaybettiği söylenmektedir. Öte yandan Charles Patrick Fitzgerald gibi tarihçiler, bu kadar sayıda bir ölümün mümkün olmadığı görüşünü savunmaktadırlar. Buna gerekçe olarak ise isyan öncesi ve sonrasında yapılan nüfus sayımlarının tekniğini göstermektedirler.

Sayı kaç olursa olsun, An Luşan İsyanı’nın Çin İmparatorluğu tarihinde çok ciddi bir yer ettiğini ve imparatorluğun dinamiklerini değiştirdiğini söylemek mümkündür.

Kaynaklar

Gömeç, S. (2011). Türk Tarihinde An Lu-Shan ve Destanı. Tarihin Peşinde-Uluslararası Tarih ve Sosyal Araştırmalar Dergisi

https://tr.wikipedia.org/wiki/An_Lu%C5%9Fan_%C4%B0syan%C4%B1

Skaff, J. K. (2000). Barbarians at the Gates? The Tang frontier military and the An Lushan rebellion. War & Society

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir