Berlin Buhranı: Dünyayı İkiye Bölen Kriz

İkinci Dünya Savaşı sonrasında en önemli olaylardan bir tanesi de Berlin Buhranı idi. Berlin Buhranı, İkinci Dünya Savaşı’nda ki en önemli ittifak olan Sovyet-Batı ittifakının kırılma noktası olmuştu ve bu buhran aslında günümüze kadar devam eden Batı-Rus ilişkilerinin de başlangıcıydı. Bugünkü konular ve polemikler her ne kadar farklı olsa da, görüş ayrılıklarının başlangıcı Berlin Buhranı ile başladı diyebiliriz.

II.Dünya Savaşı sonrası yenilen Almanya’nın başkenti Berlin dört işgal bölgesine ayrılmış vaziyetteydi. Ancak Batılı devletlerin, Almanya’nındiğer işgal bölgelerine ulaşabilmeleri için Sovyetlerin işgal ettiği bölgelerden geçmeleri gerekiyordu. Bu durum ise tabi ki Sovyetler Birliği gibi çok büyük bir devletin hoşuna gitmemişti. Çünkü bu durum, Sovyetlerin kendi işgal bölgelerindeki hareket alanını kısıtlar nitelikteydi.

Öte yandan, Batılıların Batı Berlin’deki ve Batı Almanya’daki faaliyetleri de Sovyetler için can sıkıcı olmaktaydı. Amerika, İngiltere ve Fransa, kendi işgal bölgelerinde gerçek anlamda demokratik bir rejim tatbik ediyorlar ve ayrıca ekonomik kalkınma için de her türlü çabayı sarfediyorlardı. Üç müttefik bununla da kalmıyordu ve Amerika ile İngiltere, tarihler 1946’nın Aralık ayını gösterirken bir anlaşma yaparak Almanya’daki işgal bölgelerini birleştirdiler. Hatta buraya Bizonia(iki bölge gibi bir anlama geliyor) denildi. 1948’de Fransa da kendi toprağını Bizonia ile birleştirdi ve böylece üç müttefikin işgal bölgeleri Trizonia adını aldı.

Berlin Buhranı Başlıyor

Fransa’nın aldığı bu karar, Sovyetlerin sabrının taşmasına sebep oldu ve müttefik kuvvetleri Batı Berlin’den atmaya karar verdiler. 1948’de tüm ulaşımı kesen Sovyetler Birliği, Berlin’in elektrik santraline el koydu. Batı Berlin’deki elektriğin de Sovyetler tarafından kesilmesi müttefikler tarafından çok büyük bir tepkiyle karşılandı. Olaya toplumsal açıdan bakacak olursak, ortada beslenmesi gereken bir halk olduğu ortadadır ve Sovyetlerin elektriği kesme hamlelerinin sonucu olarak bu halkların da hem beslenme hem elektrik kaynaklarının sekteye uğradığı da bir gerçektir. Amerika bu ortamda Sovyetlere karşı ezik gözükmemek için Batı Berlin’e uçaklarla yiyecek ve yakacak taşımaya başladı. Aslında bu durum Sovyetler Birliği’nin egemenlik alanına bir müdahaleydi.

Ortam fazlasıyla gergindi. II.Dünya Savaşı boyunca tarihin en acımasız diktatörlerinden biri olan Adolf Hitler’e karşı büyük bir ittifak gerçekleştirip onu tarihin karanlık sularına gömen Sovyet-Batı ittifakı bu olaylarla birlikte artık bitmişti.

Her ne kadar ortam gergin olsa da iki taraf arasındaki müzakereler devam ediyordu. Ancak müzakerelerde Sovyetlerin amacı Batılıları Berlin’den tamamıyla çıkartmaktı. Ancak müzakerelerin sonucunda bunu yapamayacaklarını anladılar.

Federal Almanya’yı kuran Bonn Meclisinden bir kare, 1949

İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda kimsenin Almanya’yı bütünüyle köleleştirmek ve onu sömürgeleştirmek gibi bir niyetleri elbette yoktu. Batılılar ve Sovyetler de dahil herkes bütün bir Almanya’nın tekrardan kurulabileceğini ümit ediyordu. Ancak Berlin Buhranı ile bu ümidin gerçek olamayacağı anlaşılmıştı. Her iki taraf da bunu anladığı için 23 Mayıs 1949’da toplanan meclisin kararıyla Federal Almanya Cumhuriyeti, yani hepimizin bildiği adıyla Batı Almanya ortaya çıktı. Buna karşılık olarak Sovyetler 30 Kasım 1948’de Doğu Berlin’de komünistler için ayrı bir belediye oluşturdular. Bu belediyenin kurulmasıyla Berlin Doğu-Batı olmak üzere ikiye bölündü. Federal Alman Cumhuriyetine karşılık olarak da 1949 Ekiminde Demokratik Alman Cumhuriyeti kuruldu.

Berlin Buhranı sadece bir Sovyet ve müttefikler çatışması değildi. Bu olayla birlikte Soğuk Savaş Dönemi dediğimiz, dünyanın nükleer silahlardan korktuğu, özellikle Asya ve Güney Amerika’da bir çatışma alanına dönüştüğü zamanlar artık başlamıştı. Üstelik bu çatışma günümüzde halen devam etmekte olan Rusya Federasyonu-Amerika Birleşik Devletleri gerginliğinin de bir başlangıcıydı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir