Güçlü Sesi ve Fakir Hayatıyla: Kör Willie Johnson

Başına gelen talihsiz olaylar, kör bir sanatçı olması ve fakirliğine rağmen Kör Willie Johnson bugün hala birçok Blues sanatçısının örnek aldığı, mırıldanmalardan oluşan “göğüs sesi” ile bilinen önemli, Amerikalı bir şarkıcıdır. Johnson’ın kayıtları sonradan çok fazla satılsa da hayatında çok az servete sahip oldu. Onun hayatıyla ilgili en başlarda çok az şey bilinse de sonradan müzik tarihçisi Samuel Charters, Kör Willie Jonhson ile ilgili daha fazla şey keşfetti.

Kör Willie Johnson’ın en fazla bilinen şarkıları “Dark Was the Night, Cold Was the Ground”, “Jesus Make Up My Dying Bed”, “It’s Nobody’s Fault but Mine” ve “John Revelator” gibileri oldu. Ancak bu güzel şarkılar bile onun başına gelen talihsizlikleri ve talihsiz ölümünü engelleyemedi.

Johnson 25 Ocak 1897’de Pendleton, Teksas’ta doğdu. Johnson, doğuştan kör birisi değildi. Onu kör eden kişinin üvey annesi olduğu söylenir. Bununla ilgili birkaç teori vardır. Gerçekten üvey annesinin kör edip etmediği netlik kazanmamıştır. Ancak şu anda, onun körlüğüyle ilgili en güçlü iddia Johnson’un eşi Angeline Johnson tarafından geldi ve o da; üvey annesinin, kıskançlık krizi gibi bir sebeple William Johnson’ın babasından intikam almak istemesiydi. Angeline Johnson; üvey annesi, Johnson’ın babasıyla kavga ederken intikam almak adına William Johnson’ın yüzüne asit çözeltisi fırlattığını belirtmiştir. Elbette bu onun eşinin ortaya attığı bir iddia. Diğer bir teoride 1905 yılında Teksas’ta görülebilen kısmı güneş tutulması sırasında doğrudan güneşe bakmasıydı.

Johnson en başta belirtildiği gibi, Blues müziğin efendilerinden biriydi. Beş yaşında ilk enstrümanını babası ona hediye etti ve müzik ile çok erken yaşlarda ilgilenmeye başladı. Onun kayıtlarındaki en önemli yönlerden birisi de slide guitar* tekniğini müthiş bir şekilde kullanmasıdır. Slide guitar için ise bir çakı kullanıyordu. Öte yandan “göğüs sesi” denen, tamamen ton kontrolü ve bu tonların zamanlamasına bağlı olan tekniği onu büyük bir sanatçı yapan detaylardandır. Onun sesi öylesine güçlüydü ki; şarkı söylediği zamanlarda yoldan geçen birçok insanın ilgisini çekiyor ve durup onu dinliyorlardı. Johnson, kör olduğu için hiçbir iş yapamıyordu ve para kazanmak için sokaklarda gitar çalarak şarkı söylüyordu. Hayatının bir kısmında Baptist kiliselerinde gitarı ile ilahi melodileri de yorumlamıştır.

*Sol elin parmaklarından birine takılan metal veya camdan bir silindir ile gitarın çalınması tekniğidir.

Slide Guitar nedir?

Bu güçlü sesin sonu ise ne yazık ki iyi bitmedi. Johnson, son eşi olan Angeline Johnson ile 1930 yılında evlendi. Ancak Büyük Bunalım gibi ekonomik krizler onun fakirliğini daha da arttırdı ve içinde bulunduğu dipsiz karanlık, yaşadığı hayatta da kendini gösterdi. 1945 yılına gelindiğinde, Johnson’ın evi, o da içindeyken ve etrafta kimse yokken yanıp kül oldu. Ancak onun görmeyen gözleri, evin halini anlayamadığı için ve tabiki hayatta hiçbir serveti de olmadığı için, yıkık dökük evinde yaşamaya devam etti. Bu durum onun zatürre hastalığına yakalanmasına sebep oldu. İşin acı yanı da şu ki tamamen kör olduğu için hiçbir hastane Johnson’ı kabul etmedi.

Tarih 18 Eylül 1945’i gösterdiğinde Kör William Johnson vefat etti. Onun ölümünün en acı yanı ise mezarlığının yerinin dahi bilinmemesiydi. Ölüm belgesine göre sadece Beaumont’taki Blanchette Mezarlığı’na gömüldüğü yazılıyordu. 2009’da mezarlığın yeri keşfedildikten sonra tekrar hatırlanmaya başlanan Johnson adına 2010 yılında bir anıt dikildi.

Bugün Johnson’ın sesi dinleyen herkesi büyülemeye devam ediyor. Hatta, 1977 yılında uzaya fırlatılan Voyager 1 uzay aracının içine yerleştirilen ve çok uzun yıllar boyu hiçbir bozulma olmadan içindeki verileri koruyabilen altın plakta Kör Willie Johnson’ın “Dark Was the Night” şarkısı yer alıyor. Bu şarkının seçilmesinin nedenlerinden birisi olarak Voyager 1’in de tıpkı Johnson gibi sonsuz bir karanlığın içinde, nereye gittiğini bilmeden yol alması olduğu söylenir.

Voyager 1 ile bugün hala iletişim kurabiliyoruz. Uzaydan çektiği fotoğrafları dünyaya göndermeye devam ediyor. 2013 yılında NASA, Voyager 1’in güneş sisteminden çıktığını ve yıldızlararası alana girdiğini açıkladı. Uydunun 2020 yılında dünyayla olan iletişimi ise yavaş yavaş azalmaya başlayacak. 2035 yılına geldiğimizde ise uydu ile iletişimi insanlık olarak tamamen kaybedeceğiz. Ancak o, uzayın derinliklerinde sürtünmesiz ortamda hızını hiç düşürmeden ilerlemeye devam edecek. Olur da Voyager 1, başka bir medeniyetin eline geçerse ve onlar bu altın plağı dinlerlerse Kör William Johnson için ne hissederler bilmiyoruz. Ancak insanlık olarak, Johnson’a gerekli önemi vermediğimiz ve onun ne kadar iyi kalpli ve ne kadar iyi bir müzisyen olduğunu ihmal ettiğimiz ve kıymetini de bilmediğimiz bütünüyle gerçek.

Siz bunu okurken Kör William Johnson’ın güçlü sesi şu anda sonsuz karanlığın içinde ilerlemeye devam ediyor. Bundan milyonlarca yıl sonra, belki de insanoğlu bile dünyadan silindiğinde onun sesi başka medeniyetlerce dinlenecek ve sonsuza dek hatırlanmaya devam edecek.   

Yazının sonunda, onun “Dark Was the Night” şarkısını dinleyerek bir kez daha hatırlıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir